7 yorum var - 15 Mayıs 2008 14:47
Onur'un hiç sevmediğim birine benzemesi dahi sorun değildi.
Hiç olmadı.
Ki biz Frank ile..
Benim sana en çok kızdığım zamanlarda
kabul
her defasında birer tutam kırgınlık
ama ola bildiğince az bilmediğince ise
az buz değil külçe gibi yalnızlık
yorgunluk. hiç yabancılık çekme sevgilim
hepsi bize ait.
sana bir kısmı bana bir.
geri kalanını ise çocuklar ortadan kaldırır.
Eski bir yaz'ı getirdim tamamlayıp masana bıraktım.
sen çayını bitirdiğinde mutfakta olacaktım
Belki de inan(a)mazsın tam tamına azöncedir bu yazıyı
bitirmeye hükmediyorum
tırnaklarım durup durup kırılırken dert ediyorum
şimdilik bütün kötü hayaller hali hazırda
ve ben şimdiden oturup ağlıyorum
paranoyaklıktan hiç hoşlanmayan seni,
hayatımı kaçırmak pahasına
Moi aussi
Durup durup düşünmekten olsa gerek
bir masa varsa elim çenemde olabiliyor
ve şimdi çene hizamda bir iz var,
hep düşündüğümden geçmiyor,
geçmiyor.
Bildiğin kahve rengi idi gözlerim, 'kahve'yi sevdiğimden 'rengi' ayrı yazılır
unutagelmişliğimden şikayetler bir hayli kabardı
geçmişi de hesaba katınca her şeyin aklımda olması da
film film, kare kare.
Mesela o öpüş, o gülüş, o duruş, o dönüş
Mesela o kan, o tren, o gidiş, 'o dönüş'
Mesela x, y, z. ve sen sevgilim. aslında sen
Aklımdan çıkaramadığım sahne..
Zaten kalsın da yerli yerinde
Küsüyorduk. Aynı yerde yalnızca ikimiz isek
zaten beni kızdırmayı senin sevmen yok mu
sırf sen seviyorsun diye inadına kızıyordum.
Ben seni sandığından daha çok düşünüyorum
Gülüyordun. Sırtımı dönüp yakmalarımdan seni
omzumu öpmek ve yanaklar ısırık almak içindir
diye diye gelip uzanmaların
kıvrılıyorduk, kıvranıyorduk
Başkalarının ruhu dahi duymuyordu
aynı yatakta uzanıp sırt üstü. göğsümüzde tanıdık iki harf dölü
geçtiğimde sokağından savaş halindeysek
saati bilmelerin ve perdenin ardı
oynatmamaya pür dikkat
kendimizi ele vermek olmazdı
Eski bir şarkıya rastladım geçen gün,
o zamanlar sen hiç yoktun ama şimdi seni düşünüp dinledim
dinlendim. ve yatağımızda ölmüş gibi uyuyordun
Umursuyordum.
Ve aslında ben kimi ne zaman en son öptüğümü de çok iyi biliyordum
içime doğuyordu
ah o içim sancılı anlar da bilsen neler doğuruyordum
sen beni kusur ve küsüratlarımla sarıp sarmalıyordun
Ve sana ihtiyacım olmamasından yakınıyordun.
Gurur.. Gözlerine baka baka yenik düştüğüm
Gurur kadar olamadıkların oluyordu.
Şimdi alnımda bir yazı DUA edelim de
şizofrenlikten bir adım daha uzaklaşalım
Bu arada
obsesif bir aşk kaç güne sığıyordu?
Uzun uzadıya söktüğümden harfleri
kendimi ele veriyormuş gibi hissetmelerim
beni son derece rahatsız ediyordu
Artık konuşmak da istemiyorum
Hayatımdan çıkmanıza dair komplolar hazır.
Kurulu
Sana çay demlemekti niyetim
tek başıma içecektim
annem uyanmasaydı, demlik yanmış olmasaydı
belki de seni karaladığımdan unuttum
ev yanıyor olacaktı
Annemin bu huyunu sevmiyorum
bu:gizli olgu
Belki de haklı yazı yazmak bana yaramıyordu
yazı yazamadığımda olanları bilmediği ayrı olay
olay olmasına da
beni bu yönden hiç tanımıyormuş
'Annemi üzdüm böylece bana hep trenler çarpsındır'
-Haklısın tamam.
Onunla tartıştığımızda her, bir o kadar çelimsizim bir o kadar çirkin
Ve yazdıklarımın okunma ihtimalini aklına getirmeyecek kadar bana ihanet sahibiydi.
Üzülme sevgilim sen, terleme kan tükürme
Üzüntüden çok sinirden ağlıyorum.
Farkında isen di li geçmiş zaman dilimleriyle karalıyorum
aşırıya kaçan yanlarım izinli
işim gücüm yoktu
yaptım!
suçlu bulundu.
-Benim; n'olmuş!
Yer: Bir yazının ikiye ayrılmış gölgesi
Zaman: Evvel