Şiddet, Cinnet, Huzur.

blog'a geri dön

17 yorum var - 14 Haziran 2008 20:03

ya yaptıklarını unutacaktım ya da seni
herhalükarda bölüp deşebilmeliydim içimi

Seni gelmiş geçmiş en sevdiğim adam ilan ediyorum.
Babam'dan sonra
Gelecekte karşıma çıkıp bunu değiştirebilmelerini de nasıl umuyorum bilemezsin
Çünkü sen.. diye anlatmaya başlarsam ne aklımda kalmayanların suçu
ne de üstünkörü geçilmeye layık durumlardır bunun kökü

unutulmaz ya da unutulur.
iki buçuk senedir aklımdaydın, buyrun..

Gel-ir-sen gel, iyiye gitmiş bir adam olarak
ben iyi olayım
saçımı istediğin renge boyayacağım belki
ama senin istediğin gibi kestirmeyeceğim de
ödeşmemiz her an olacak
Takdir edersin ki olsan ölüm döşeğinde
kaşlarımı çatmam senin için sürpriz değil
arkamı döndüğüm anda ya da uyuyakaldığında
yanaklarına dokunup ağlamak ise
senin için fazlasıyla sürpriz

Öylece kala kal.
Sakallarını da ben keserim.

Şimdi seni nasıl özlediğimden bi haber kalıyorsun oralarda
kim bilir kimin kollarında, ben sevişmekten korkuyorum
belki de bıkkınlık geldi bu denli cevapsızlıklardan
yorulmuşsundur eminim, benden de az değil
inan bana inanmadığında neler oldu biliyoruz
Düşün ve düş.
gel yine de içten içe sevmeden edemediğim
gel de biraz uzan
Öc ve de ödünç.
Ahım senin yanına kalmayan.

Benden sonra hayatına giren kadınların lafını etmemeli
Yoksa bir gece yarısı kal-k-ıp terketmem seni
an meselesi
Senden sonra hayatıma giren adamların
senin kadar olamadıklarını da söylemeli
'Mezarım miraz olsun al senindir' demiştim
Bakma başkalarının söylediğine bu cümle hala sana ait
Halen daha senin için
İçimden geçer durur
Başkalarının asla olmadı ve de olacak şey değil

Sen benim içimde terördün, sen bir diktatör
Ağlamadığını sanırlar beni ağlatmak için yapmadığın kalmadığında
Şimdi bir oğlumuz olsa adı ne olacak bana bunu sor
Ve inan bilmiyorum o kadar uzanamadım henüz sana
Bir kriz söz konusu
Önüm arkam sağım solum, sen
Saklambaç bitsin, oyunlar bitsin
Güldürmeyen şakalardan nefret eder
Lunapark a gidip sadece izlemeyi severim.
Belki ne kadar değiştiğimi bilemezsin.

Senin için karalamadığım şey kalmadı
Bir izdiham bir intikam
Aksine kalmadığım bir hal
ve yanıma almadığım bir sürü alet edevat eda

Artık gülümseyerek de fotoğraf çektirebiliyorum
kahkaha atarak da
Kabul et, gördüğün kadarıyla
bak kalmadı bende o sağnak o güz
Ne de olsa gözlerimi göremiyorsun
Çünkü her şey yolunsa sanmayasın diye
gözlerime bant çekiyorum
Ve haklısın öfke, gurur senin için aşkla besliyorum
Seni seviyorum değil
Seni nasıl da seviyorum!
diyerek söylüyorum

Ah bir de bana kalsın şu tablo aile duvarımız
Bir de elimde patlasın ellerin bunca zaman
Çirkinleştiğin bir yazı okumasaydım bu sabah
Senin için yollara koyulacaktım.

Burdayım sevmediğin yerde, istemediğin
ya benim için geleceksin
ya da koyu gelmeyecek bana daha fazlası.

İki eşitsiz parçaya bölünmek
iki eşitsiz parçayı bölüşmek iki buçuk senedir
Mutluluk, huzur, hüzün, şiddet
Böyle uzak ve hasta
Kendi halimizde
Tahminim odur ki
Bizi asla tatmin edemeyecek.

Ne de olsa ben Hazirandım sen Şubat.
Birbirimizden çok şey almış çok da şey katmıştık.
Yarımız yaz yarımız kış.
ilk ve sonbaharı kenara atmıştık.
Ben yazmıştım da senin okuyamayacağını bildiğimden
içimden geçen trensin atlı ve karıncalı yüreğimden.
Bu yüzden sevinçten mi bilinmez, ağlamıştım.

Sana kadın yanımı bırakmıştım.
ya yaptıklarını unutacaktım ya da seni
acıyarak
ortada bırakmayı seçtim şimdi.

"Üstü kalsın."

Kaptan Lili  14 Haziran 2008 22:31  

Alsın ve kalana kalsın Lili'm.

Ah Suula Hanim  14 Haziran 2008 23:32  

Ah Minnie hanım ah.
Ah Suula hanım ah.

minnie mouse  15 Haziran 2008 16:32  

Ah Minnie Hanım ah.
Bu nasıl da sade dökmektir içini.

Ah Suula Hanim  17 Haziran 2008 00:45  

Kentli olmak böyle yapıyor hepimizi.. Sen onu ya o seni... ya da ikiniz beni vururdunuz ve biterdi şiir. Oysa öyle mi şimdi.

heves  20 Haziran 2008 02:00  

Modern zaman intikam ve acı çekme şekilleri de gayet insan yapıyor bizleri. Bir şekilde biter gibi bile yapamadı şiir. Hepimiz eksiğiz.

Ah Suula Hanim  20 Haziran 2008 02:31  

Eksikteki fazlayım..

heves  20 Haziran 2008 02:51  

ya da Fazladaki eksik.

Ah Suula Hanim  20 Haziran 2008 02:55  

Gerçeği söylemek gerekirse.. gerçeği söylemek gerekmez.

heves  20 Haziran 2008 03:06  

Gerçeği söylemek gerekmiyorsa da lafını etmeye gelmez. Gerçeğin kulağı vardır dedikodu hoş şey değil.

Ah Suula Hanim  20 Haziran 2008 03:18  

her zaman bir gelmiş bir geçmiş olmuyor çörekleniyor nefese ve doğal olarak
eda
ta

yOLcv  06 Temmuz 2008 21:26  

ama geliyor ve geçirtiyoruz aklımızca.
geç bi cevap zanlısıyım.

Ah Suula Hanim  14 Temmuz 2008 16:48  

yoruyor insanı tüm cümleler, dalıp sessizliğe, susuyorsun
karmaşık duygu tamlamalar ve suula hanım.

EuMutN  22 Temmuz 2008 20:45  

böylece tamamlanıyorsun belkide Sevgili Eumutn.
Herkesin rahatlamak için bir yolu var(=

Ah Suula Hanim  22 Temmuz 2008 20:53  

Hayatında senden başka hiç kimse , senin huzruna iç tebessüme mudahale edemezdi, mucize gerçekleştirebilecek yegane insan
kimdi biliyoruz sanırım;)
teşekkürler diyip kaçıyorum bu günlük

EuMutN  22 Temmuz 2008 20:59  

doğru bir bakıma ama izin verdiğim kadar yoksa elden bir şey gelmeyebilir.
kendim için de bu geçerli. Ben teşekkür ederim, hoşça kal şimdilik(=

Ah Suula Hanim  22 Temmuz 2008 21:02  

yazan ve yazdıranın bulustugu bi nokta.vuruldugum yerler var cumlelerinde.

bepanthene  1 gün önce  
bu yazıya puanı basanlar: