Şiddet, Cinnet, Huzur.

blog'a geri dön

23 yorum var - 20 Temmuz 2008 01:52

Vagonlar dolusu birkaç mektup karaladım.
Aldın ya da almadın.

I.

Sana erkenden bir şeyler söyleyesim geldi hayatım, o kadar çok şeyi dilimizden kaçırır gibi erken söyledik ki geç kalmış bile olabilirim hatta. Kalbin çarpıyor mesela haber vermiştin. Içinde olduğumu o an farketmiştim.

Gün erkenden başladı ve arabalardan bir kez daha nefret ettim. Annemin omzuna sonra da bacaklarına yaslandım uyudum. Aklıma 'o olsaydı şimdi göğsüne yaslanırdım, saçımda olurdu dudakları, miğdemin bulantısı anlamsızlaşırdı' dedim. Trende hayal eder gibi ilk yolculuğumuzu. Ama yanımda gerçek annemdi ve ben annemi severim.(=

Şimdi işe gitmek yerine sana gelmeyi nasıl da yeğlerdim. Ama bunun iş için üşenmekle alakası yok tamamiyle sana olan sevgim.
'-Monsieur Le Machiniste' kim dediler
'-Ben de kalsın' dedim.
Sana dokunmasınlar diye en yakınlarıma bile göz ucuyla dağ verdim. Sana duyduğum hasreti dağlamaktan geliyor olsa gerek.

Nerde oturuyorsunuz dediklerini varsaydım ve Fransız sokağındaki tren istasyonun sevdiğim sarı renkli odası, kapısı kahverengi adımız yazıyor, tatlı bir yeşil salonu var dedim. Evet bunu yaptım. Senden vazgeçmemek için hayal kurmalıydım.

Mon aimé.
Işe gidiyorum, ben gelene kadar uyursan uyandırırım.
çikolata falan almam böyle kandırırım
Gittiğimde uğurlar geldiğimde karşılarsın.
12 Temmuz'du. Hatırlıyorum işe başlama saatim sana doymaktan sonraya alınmıştı.
Bana daha önce haber vermek için aramış fakat bulamamışlardı.

II.

Sizi katil ilan ediyorum bayım!
-Nedenmiş?, dediğini duyar gibiyim hayatımın izlerini taşıyan sesinle ama bir dk uslubumu bozmadan açıklık getireyim. Anladığın üzre bu sıra öpüşmek yok, açıklık getiriyoruz şurda!

Ayaklarımı yerden kestiniz, evet belki kan akmadı ve ben uçuyorum bulutların üstüne ve senin ayakların yere basıyor ama yanındayken çocukluk yapmama ne diyeceksin? Ayakların yere basmamalı, seni deniyorum!

Cufcuf. Yani Aşk.
Bu ne biçim aşk derler olurlar, ağızları torba değil ki büzeyeyim. Ama kokaini devreye sokunca torbacı bir aşk olunur ve haklarından gelinir ağızlarının. Bak bu payın..
Hem bir makinistin ve makinistin karısının aşkının böyle tanımlanması kadar doğal ne var?
Çocuklar..

Raylar sana varmak için bağıradururken, istasyonlar seferlerini bizim için sık sık düzenliyor.
Hem Türkçe karakterlerin işin içine girdiği romantik şarkılarda gülümseyerek seni anlıyorum, seni an ıyorum. Ama sana varamazken yine de böylesi hisler dünyanın en büyük hasretini çekmeye değer.

Bana yazdırıyorsun, günaha sokuyorsun. Sana gelip kadın ve çocuklaşırken, kalan her insanyavrusuna kadın ve kadın oluyorum. Yanında elini tutarken gözlerim parlıyor gözlerinde ve gülümsüyorum ama başımı çevirdiğim diğer yanlarda umarsızlık söz konusu.
Aynı anda bana binlerce his verdin ve bunu aktarabildim. Bunu yaptın sen, suçlusun. Cezanım razı olacaksın.. Ol, nolur!

Durup dururken gülmek delilerin işi derler, benim de işim oldu.
Korku bile söz konusu şimdi dizlerimde ama sen de nasıl kaldırırım biliyorsun huyumu.
Bir kalp hergün çocuğunu doğurur mu?
Her öpüştüğümüzde kadının oluyorum..
DararararaM ...boşlukları doldur.. La la lan.

14 Temmuz günü 2 aşık birbirine sarılmış bulundu.

III.

avcumun içindesin işte, istediğim yerde.
bunu bir şarkıdan aldım ya da çaldım çırptım ne dersen de.
hangimiz daha çok özlüyor. tamam sen özle, ben ne kadar özlediğimi bilirim hem işime karışma
sana!
bana olan sevgini kullanıyorum, sevmesem yapmam.
dediklerimi tekrarlıyorum.

Bu arada hiç yakıştıramadım, bir makinist yolu kısaltmak için helikopteri aklına getirmemeli.
Ne biçim makinistsin demez miyim adama?
Ben derim başkası diyemez.

Seni bensizlikle tehdit ederim
ama başkası sendne çekip alamaz.
Gözünü üstümden çek ya da gözlerini benden alma
Sofraya oturmadığımız andan itibaren hepsi çıkmış aklımdan

15 Temmuz ve seninle oldu olacak.

IV.

Temmuz onsekiz
Senin çocuğunu doğurmaktan her an vazgeçebilirim.

V.

Telefonda bağırdım çağırdım
hatta benim diye hayal kırıklığına uğradığını sandım
se'si'ni özlemek de dahil kızgındım
ama sen aradığıma sevindiğini söyledin

19 temmuz sevgilim
Bana az katlanmadın ve bir öpücüğü hakettin.

Ah Makinistin Karısı.
Öpüştük.
Mektup trenlerle birlikte Makinist'in içinden geçti.

Şimdilik kalsın sanırım birazdan sileceğim.
Çok ayyuka çok,
aşırıya kaçırdığım ipin ucu gibi.

silinmemesi ümidiyle...
:)

amylie  20 Temmuz 2008 02:10  

word olarak kaydettim
silebilirsin :)

koridoor  20 Temmuz 2008 02:23  

Tehdit desem değil iltifat desem eririm.
Güzelmiş, meğrsiğ.(=

Ah Suula Hanim  20 Temmuz 2008 02:25  

silmezsen.... sewinirim

iskandil  20 Temmuz 2008 02:29  

sil gitsin yea.
hic guzel olmamis bence,bi kere cok uzun.
sevmedim ama iste kiyamiyorum sana cok masum bakiyorsun,o bakislar icin veriyorum puani ;$

Depression  20 Temmuz 2008 02:31  

iskandil, teşekkür ederim^^

ve aşk olsun uykucuğum. sen çok mu kısa yazıyorsun?(=

Ah Suula Hanim  20 Temmuz 2008 02:37  

sigaramin dumani ol,icime cekeyim seni ben.

ama kisa yaz ya,cidden cok uzun bu.. ben kisa yaziyorum hem,ayda yilda bir uzun yazdigim oluyor.

Depression  20 Temmuz 2008 02:39  

ama bu mektuplardan derleme, beni darlama z:
tamam kısa kestiğim de olacak tamam.
bundan önceki kısaydı mesela, illa bir şey bulacaksın(=

Ah Suula Hanim  20 Temmuz 2008 02:40  

kisa kes,bana fazla maval okuma o kadar.

hm,bu biraz sert oldu yahu,ahah.. bulurum ben,senin yaptigin herseyde ben bi hata bulurum ;/

Depression  20 Temmuz 2008 02:43  

nasıl bir tavırla karşılaşacağını bilerek kuruyorsun cümlelerini muhakkak. bu yüzden seninle didişiriz bak.

hatalarımla ben mutluyum sen kendine bak (=

Ah Suula Hanim  20 Temmuz 2008 02:49  

Deli'rmek an meselesi.

minnie mouse  20 Temmuz 2008 18:17  

böyle yazılmalı...

depresifik  20 Temmuz 2008 19:16  

Eksik olmayın^^

Ah Suula Hanim  21 Temmuz 2008 00:00  

harikasın!

telkari  21 Temmuz 2008 10:03  

harika biri diyor bunu, bayıldım^^

Ah Suula Hanim  21 Temmuz 2008 14:18  

Soylu bir çelişki

Ercestbeau  21 Temmuz 2008 15:12  

soysuz bir ilişkiye yeğlenir.
meğrsiğ(=

Ah Suula Hanim  21 Temmuz 2008 16:19  

ne diyorsunuz:

tahminlerin de ötesinde...

farkettirmesem de takipteyim ah

...sen beni gözümden de tanırsın ya

yine de bir ipucu sana:

D'irene!

Kantoku Banzai  22 Temmuz 2008 02:47  

sen var ya sen.. tanımaz mıyım bakışından.
katilŞair bakışlım. Ne hoş seninle karşılaşmak, ne hoştu D'irene.

Sonra uzun süreli bir takip edilmek sevinci.

Ah Suula Hanim  22 Temmuz 2008 03:26  

yüreğine sağlık....

mutfakordegi  08 Ağustos 2008 22:42  

Ayağına sağlık^^

Ah Suula Hanim  08 Ağustos 2008 23:47  
bu yazıya puanı basanlar: